Ogün Sanlısoy Biyografi
1971 yılında Gölcük'te doğdu. Babasının görevi dolayısıyla pek çok farklı bölge ve şehirde geçen ilkokul yıllarından sonra Fenerbahçe Lisesi'nde ortaokul ve liseyi okudu. 1988 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümüne girdi ve mezun oldu. 1989 yılında yakın arkadaşı Kubilay Özvardar ile birlikte hazırladığı akustik dinleti onun ilk sahne deneyimiydi. Bu yıllarda Sugar mice grubuyla çalışmaya başladı ve ilk demo kaydını gerçekleştirdi. Daha sonra çeşitli amatör gruplarda solist olarak çalıştı. 1992 yılında Pentagram'a katıldı ve aynı yıl çıkan Trail blazer albümünde vokaliyle yeraldı. Türkiye'de ve yurtdışında Pentagram'la pek çok konser gerçekleştirdi. 1993 ve 1994 yıllarında Hıbır ve Rock dergilerinin okuyucuları tarafından Yılın En İyi Erkek Rock Şarkıcısı Solisti seçildi. 1994-95 yıllarında Gür Akad'ın kurduğu Klips grubunda solist olarak yeraldı ve bu grupla çeşitli konserler verdi. 1995 yılında piyasaya çıkan Özlem Tekin'in ''Kime Ne '' adlı ilk albümünde besteci, enstrümanist ve süpervisor olarak çalıştı. 1996 yılında Pentagram grubundan ayrılarak ilk solo albümünün çalışmalarına başladı. 1999 baharında Tempo Müzik(Raks) ten çıkan ''Korkma'' albümü Ümit Kuzer'in prodüktörlüğünde gerçekleştirildi. O GÜN albümü sanatçının ikinci solo albüm çalışması oluyor. 2006 yılında piyasa sürdüğü "Üç" adlı albümünde Pentagram grubundan arkadaşları Metin Türkcan ve Tarkan Gözübüyük ile çalıştı. |
OGÜN SANLISOY RÖPORTAJI
Rockhayat.Com olarak fark yaratmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar sizleri Türkiye'nin en kaliteli rock müzisyenleri ile buluşturan röportajlarımıza bir yenisini daha ekledik : Ogün Sanlısoy! Başarılı sanatçı ile Pentagram günlerinden bugünlere kadar uzanan yolu hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik...—Ogün Sanlısoy ‘un müzik yaşantısı çok hızlı başladı.O günlerden biraz bahseder misiniz,müziğe ilk adım attığınız günlerden…
Çocukluğumdan beri dinleyici olarak, müzik hep hayatımda oldu.Ailem de müziği seven, dinleyen hatta amatörce de olsa ilgilenen insanlardı. Fakat lise dönemlerinde daha yoğun dinlemeye başladım, lisenin sonunda aldığım gitarla da bu işle ciddi biçimde uğraşacağımı fark ettim.
—Sugar Mice adlı ilk demonuzu yaptığınız grubun sizde yeri farklıdır sanırım.Ne tür müzik yapıyordunuz Sugar Mice ile?Bugünkü tarzınız ile çok fazla fark var mıydı aranızda ?
Sugar Mice üniversiteden sınıf arkadaşımın gurubuydu ve kendi şarkılarını yapıyorlardı.Soliste ihtiyaçları vardı ben de onların provalarına katılıp şarkılarını seslendirdim. Daha sonra bir iki şarkıyı kaydetmeye karar verdik kısa soluklu bir proje de olsa yaptığım ilk demo kaydı olmasından dolayı benim için çok önemlidir.Fakat bu kaydın elimde olmaması da ayrı bir konudur.
—Daha sonra 1992’de gelen Pentagram ile olan birlikteliğiniz var.Trail Blazer albümünde vokaldiniz.O günlerde düşünebiliyor muydunuz Pentagram’ın bu günün ülkemizdeki en efsane topluluklarından biri olabileceğini? Rockhayat.Com kullanıcılarıyla paylaşabilir misiniz ?
Ben gruba girdiğim dönemde de Pentagram sevilen ve tanınan bir gruptu. Trail Blazer albümü ile daha da tanınan ve takip edilen bir grup olmaya devam etti. Hepimizin müzik tukusu , yaptığımz işe olan inancımz ve her türlü zorluğa rağmen iyi şeyler ortaya koymaya çalıştığımızı düşününce bu günkü durum pek sürpriz olmadı benim için.
—Pentagram günleri size neler kattı?Sonuçta hepiniz birbirinizden kaliteli müzisyenlersiniz.Birbirinizden çok şey öğrenmişsinizdir sanırım.
20’li yaşlarda, işin çok başında gençlerdik, danışıp bilgi ve fikir alacağımız fazla örnek de yoktu önümüzde. Albüm kayıt şartları, konser, ses— ışık , radyo, tv gibi medyanın imkanları fazla olmadığından çoğu şeyi el yordamıyla, deneyip yanılma matoduyla yaptık.Tabii ki bu süreçte de çok şeyler öğrendik. İşin müzik boyutunda da birbirimizden çok etkilenip çok şeyler öğrendiğimiz de bir gerçek.
—Daha sonra Pentagram’dan ayrıldınız.Ayrılma kararını aldıran neden neydi?Grup içinde bir uyuşmazlık mı vardı yoksa Ogün yoluna solo projelerle mi devam etmek istedi?
Bütün bu zor şartlar altında Türkiye’de rock müzikle uğraşmak tabii ki yorucu ve yıpratıcı bir süreç oluşturuyordu.Birbirimizle sadece provada görüşen elemanlar değildik, tam tersine neredeyse birlikte yaşayan sürekli bir arada olan kişilerdik. Bir çok konuda ortak fikirleri paylaşsak da bazı konularda farklı fikirler de oluşuyordu. Ve bir zaman geldi karşılıklı olarak memnun olmadığımız durumlar yoğunlaşmaya başladı bunun sonucu olarak da ayrılık kaçınlmaz olmuştu. Sonuç olarak solo bir proje yapmak için değil, zorunluluktan ayrıldım.
—Bu ayrılık sizden neler götürdü ve size neler kattı acaba?Kendinizi boşlukta gibi hissettiğiniz anlar oldu mu ?
Ben Pentagram ile beraberken grubu fazlaca benimseyip onun için elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyordum hatta bazen grubun kurucularından bile daha ciddiye aldığım oluyordu. 4 sene Pentagram için çalışırken de artık ‘Pentagram’ın solisti Ogün’ olarak tanınıp anılmaya başlamıştım. Dolayısı ile ayrılığın ardından tabii ki uzun bir bocalama ve ne yapmam gerektiğini bilemediğim bir süreç yaşadım. İnsanların bu ayrılıkla ilgili soruları ve yorumları da bir o kadar sıkıntı verdi işin doğrusu.Fakat beni bu zorlu süreçten yine müzik, kendi şarkılarım çıkarttı.
—1999 yılında ilk albümünüz yayınlandı : “Korkma”.Neden albümün ismini “Korkma” seçmiştiniz?Çoğu kişi belki de bilmiyor bu albümün varlığını,pek fazla öne çıkamadı.Sizce bunun nedeni neydi?Şu an resmi sitenizde de “Korkma” çalıyor.Şarkı yeniden düzenlendi.İçinizde bir ukte mi kaldı acaba bununla ilgili?
Korkma albümü benim Pentagram’dan ayrıldıktan sonraki uzun sessizlik döneminde yaptığım söz ve müzikleri tamamen bana ait olan ilk göz ağrım. 99 yılı için de oldukça farklı bir çalışma aslında. O dönemler pek tanıtılamayan ve algılanmadığını düşündüğüm bir albüm ama bugün itibari ile anlayan bir kitlenin olduğunu görmek sevindirici.
—Ve aradaki süreçten bahsetmek gerekirse.2004 yılındaki “O gün” albümüne kadar 5 senelik bir boşluk.Neden bu kadar beklediniz?Korkma’nın yeterince ilgi görmemesi sizi etkiledi mi acaba?
Etkiledi tabii. Ama vazgeçmedim, müzik yapmaya şarkılar yazmaya devam ettim.Bir çok parça biriktirdim ve bunları bir süre sonra tekrardan albüm haline getirme isteği duydum.
—Bir anda kitlelere yayılmanızı sağlayan “O gün” albümüne dönmek istiyorum.İnsanlar bir sabah uyandı,televizyonu açtı,”Saydım” ‘ın klibini izledi ve “Aa kim bu çocuk?” sorusu olur ya,tanımayanlar sizi bu şekilde tanıdı.O dönemden biraz bahseder misiniz?Bu kadar hızlı bir giriş yapmayı ve insanların sizi bu kadar sevebileceğini düşünüyor muydunuz?
Yaptığım şarkıları seviyordum yakın çevremden insanlara da dinlettiğmde onların da sevdiklerine tanık oldum.’Saydım’ şarkısı form olarak basit, geniş kitlenin anlayacağı,söyleyeceği bir parça idi. O yüzden gösterilen ilgi ve sevgi beni pek şaşırtmadı. Saydım ile albümü alanların diğer şarkıları da fark edip beğenmeleri ise beni çok mutlu etti.Zira tek şarkılık albümlerden değildi her parçayı özenle seçip albüme koymaya karar verdim.
— “O gün” albümünün prodüktörlüğünde de sizin imzanız var.Tamamı ile size ait bir albüm diyebiliriz.Nasıl bir duygu her şeyiyle ilgilendiğiniz bir albümün sizin bu günkü yerlere gelmenizdeki en büyük etken olduğunu görmek?
“O gün” albümünü gerçekten önemli bir dönemeçtir benim için. Prodüktörlüğünü yaptığım Albümü tamamen kendi imkanlarımızla hazırlayıp daha sonra şirketle anlaştığımızı düşünürsek de oldukça iyi iş çıkartmışız. Bu süreçte menajerim ve albümün idari prodüktörü Sedef Erken’in de hakkını vermeliyim, onun da çalışmaları sonucu Sony ile anlaşıp o albümden dört şarkıyı kliplendirebildik.
—Sonrasında üçüncü albüm olan “Üç”.Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde gelen bir Ogün Sanlısoy albümü.Gitarda Metin Türkcan imzası.Gerçekten mükemmel kaliteli bir alt yapı.Bu kadar kaliteli insanlarla çalışmak nasıl bir duygu?Size güven veriyor olsa gerek…
Tarkan ve Metin zaten eskiden de çalıştığım ve görüştüğüm arkadaşlarım, müzisyenlikleri ve yaptıkları da ortada. Üçümüzün bu albümde bir araya gelmesi de anlamlı. Prodüktörlüğü Tarkan’ın yapması bu albümün başarısında çok önemli bir faktör oldu. Sonuçta işini severek ve iyi yapan, anlaştığınız kişiler ile çalışmak size de bir rahatlık ve güven veriyor.
—Metin Türkcan’ı “piyasa gitarist” diye tanımlayan bir grup türedi bu aralar.Siz nasıl görüyorsunuz Türkiye’nin en iyi gitaristlerinden birine yapılan bu yakıştırmayı?
Metin gerçekten Türkiye’deki iyi ve benim de tarz olarak çok sevdiğim gitaristlerden biri. Onunla ilgili böyle bir tanımlama yapıldığını hiç duymadım. Bunu yapan gruptakiler Nasıl gitaristlermiş? Merak ettim doğrusu..
—Akustik veya senfonik projelere imza atmayı düşünüyor musunuz önümüzdeki günlerde?
Düşünüyorum ama zamanlama konusunda bişey diyemem.
—Bu soru canınızı sıkacak biliyorum ama merak uyandırdığı için ve her kafadan bir ses çıktığı için sanırım sizden duymak en iyisi olacak.Albümlerinizin pop müziğe kaydığı hakkındaki eleştiriler hakkında neler düşünüyorsunuz?
Pop müzikten kasıt, popüler olan müzikse, evet artık yaptığım müzik popüler oldu.Çünki rock Müzik Türkiye’de popüler oldu. Bir zamanlar ‘arabesk’in bir dönem ‘Türkçe pop’un olduğu gibi 2000’ler ‘rock müzik’in dönemi oldu. Bu durum, yıllarca bu müzik tarzıyla uğraşmış, her türlü zorluğa rağmen müziğini dinleyicilerine ulaştırmak için çabalamış herkes gibi beni de memnun ediyor. Pop müzikten kasıt, ucuz hızlı üretilip tüketilen,içi boş ve özensiz işlerse bunu kabul etmem. Albümler ile eleştiriler yapılmadan önce sadece klibi olan şarkı değil tüm albüm dinlenmeli ki, diğer şarkılar, sound, şarkı sözleri hakkında fikir sahibi olunsun. Buna rağmen hala Pop diyerek yapılan işleri küçümsemeye çalışanlar varsa onlara sözüm… Ya poptan anlamıyorlar ya da rock’tan —Önümüzdeki albüm ne zaman çıkacak?Hazırda şarkılarınız var mı ve cover düşünüyor musunuz?
Bazı planlar var ama zamanlama konusunda bir şey söylemek istemem.
—Keyifli röportaj için teşekkür ederiz…
Ogün Sanlısoy ' dan KORKMA’07 KORKU-GERİLİM KLİBİ

Ogün Sanlısoy, Hayko Cepkin’le düet yaptığı Korkma07 şarkısına kısa film tadında klip çekti...
(28 Şubat 2008) Video klip, tıpkı reklam filmi gibi kısa filme çok uzak değil. Zaman zaman öyle kliplerle karşılaşıyoruz ki, bir kısa filmde aradığımız her şeyi fazlasıyla sunabiliyor. Bakalım Korkma07 nasıl bir kısa film olarak karşımıza çıkacak?
1999 yılında yayımlanan ilk albümü Korkma'yı 2007'de yeni düzenlemeleriyle tekrar
yayımlayan Ogün Sanlısoy, albümle aynı adı taşıyan ve Hayko Cepkin’le düet yaptığı ‘Korkma07’ şarkısına kısa film tadında bir klip çekti.
Senaryosu Ogün Sanlısoy tarafından yazılan klipte, Hayko Cepkin’in yanı sıra güçlü oyunculuğu ile Demet Evgar da yer alıyor. Klipte, iç dünyasında gelgitler yaşayan, varlığının anlamını kendi dışında arayan genç ve yalnız bir kadının kâbusu konu ediliyor.
Korku - gerilim içerikli bir kısa film tadında çekilen klibin yönetmenliğini Yavuz Öztop yaptı. Klip Mart ayında müzik kanallarında izlenebilecek
Resmi Açıklama Klip İptal Edilmiştir....
Klip çekilmiş aldığım haberlere göre de yayınlanmayacak diye bir duyum daha aldım korku fazla ön plandaymış korku adına abartılı bulunmuş maalesef bence bunun tek gerekçesi demet evgar o rol almasaydı klipte o kadar da korkunç olmazdı o yüzden aynı formatta evgarsız bir klip yerini alabilir
HABER VİDEOSU : http://www.youtube.com/watch?v=8aGzBGIT3LI

Almôra, 2008 yılı Şubat ayında "Kıyamet Senfonisi" albümünü yayımlayarak Türk Rock Müziğinde yapılan İlk Türkçe Sözlü Gotik Rock albümüne imza attı. Müzikal zenginliği, epik ve şiirsel sözlerinin yanı sıra hikayesiyle de göze çarpan bu albümde Soner Canözer birçok konuk müzisyen ile çalıştı. Türk Rock Müziğinin en önemli seslerinden biri olan Ogün SANLISOY "İyiler Siyah Giyer" isimli şarkıyı güçlü yorumu ile seslendirirken, davulda Arbak DAL ve basta Burak KULAKSIZOĞLU gibi Türk Rock dünyasının iki önemli müzisyeni de konuk olarak yer aldı. Yaylı çalgıları Şenyaylar Yaylı Çalgılar Topluluğu tarafından çalınan albümün masteringi ise bu konuda dünyaca ünlü projelere imza atmış olan Roger LIAN tarafından New York Masterdisk stüdyolarında gerçekleştirildi.
Almôra, konserlerinde sunduğu başarılı performansı ve göz dolduran sahnesi ile dinleyicilerine masalsı bir atmosferde seslenerek her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Almôra bu tarihe kadar dünyaca ünlü bir çok grupla çeşitli konser ve festivallerde aynı sahneyi paylaştı.
Almora Kıyamet Senfonisi Albüm Çalışmaları
Ogün Sanlısoy - Albümleri

Başkoyduk
Anla Dünü
Kaybettik Severken
Tetikçi
Korkma
Konuştuğun Sensin
N'olur
Git
Değişme
Böyleyiz
Ol Öl
O Gün (2004)

Pencere
Saydım
Bende Özledim Bende
Bana Bi Sor
Kimdi ?
Kendine Gel
Düşmez Kalkmaz
Diyorlar
De Bi Da
Yar Olmadın
Yaşıyoruz
Sana Dedim
Üç (2006)

Bilmece
Bir Ben
Dön Evine
Gitme Dönmezsin
Hadi Beni Güldür Biraz
Hiç Kimse Bilmedi
Kendin Oldun
Kucakla
Ne Yerdeyim Ne Gökte
Parası Var
Umudum Var
Korkma'07 (2007)

Başkoyduk
Anla Dünü
Kaybettik Severken
Tetikçi
Korkma
Konuştuğun Sensin
N'olur
Git
Değişme
Böyleyiz
Ol Öl
Korkma'07 (Hayko Cepkin ile düet)
Kaybettik Severken'07
Anla Dünü'07
+Bonus Dvd

